Peygamberimizin Nurunun Yaratılması

Peygamberimizin Nurunun Yaratılması

Allah (cc) kendi nurundan Peygamberimiz (sav)nin nurunu yarattı. Allah (cc) her şeyi çift yaratmıştır. Bu nurda çifttir. Bir nur Peygamberimize özel (gizli) olarak geldi. Bu en fazla mahşerde belli olur. Hz. Hatice Validemizin Peygamberimizi deve üzerinde gelirken gördüğü ve görür görmez aşık olduğu nur, o nurdur. Diğeri ise Adem (as)dan silsile yolu ile Şit (as)a, İbrahim (as)a geçti. Peygamber peygamber sayarsak söz uzar. Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (sav)e geldi ve onda karar kıldı.

Kâbe, Arş-ı Âlâ, Melekler, Dünya, on sekiz bin alem ve bütün yaratılanların hepsi peygamberimizin yüzü hürmetine ya­ratılıyor.

Bu delillere dayanarak hakiki mümin elini Hacer-ül Esvede, kalbi Kâbeye misal verilmektedir. Esmâ-ül husnânın zuhuratı in­sandadır. İnsan-ı Kâmil Hâkkın hamilidir, yani Allahı taşıyandır.

Esmâsını bil cümle Hakk,

însana teslim etti bak,

İnsan imiş mukarreb,    

Ben bildim ism-i Âzam.

Kâbe yerinden aldı,

Hakk, Ademin toprağın,

Budur kadirli Kâbe,      

Gel secde et hey Adem.

Açıklaması: Esmâsını Allah (cc) insana teslim etti. Onun için Allah (cc)a kurbiyyet, yakınlık insandadır. İsm-i Âzam da insan­dadır. Çünkü her insanın okuması şifa olmuyor. İsm-i Âzam Kuran da derler. Ama Mümini Kâmilin kalbindedir. Kuranın nuru kalbe yerleşirse onun okuduğu her âyet İsm-i Âzam olur. (Sure-i Enfal, âyet: 2)

Meali: Onlar Allahı zikrettikleri zaman kalpleri cila bulur.

(Sure-i Zümer, âyet: 23)

Meali: Onların kendileri titrer, derileri titrer Allah korku­sundan.

Demektir. Bu âyetler delildir.

Kâbenin yerinden Adem (as)ın toprağını aldı, însana da gel Kâbeye secde et diye emretti. Bunda büyük hikmet vardır. Es-mâül Husnâ insanda tecelli edince, senin çamurun her renk top­raktan alındı, ayrıca Kâbenin yerinden de alındı. Ey insanoğlu düşün, senin çamurun da Kâbeden alındı. Sen çalışabilirsen se­nin kalbinde Kâbe demektir.

Hadîs-i Kudsî:

Manâsı:Bana yerlerim, göklerim geniş gelmedi.Mümin ku- ­lumun kalbi geniş geldi.

Cenab-ı Hakk Melâikeleri Ademe secde ettiriyor. Bunda da hikmet vardır. Neden başka kimseye secde ettirmiyor. Bundan da anlaşılıyor ki, İnsan-ı Kâmil her şeyden üstündür.

Peygamberimiz (sav) buyuruyor:

Allah (cc)tan başkasına secde edilmez, haramdır. Allah(cc) dan başka birisine secde edilse idi, kadınlar kocalarına secde ederlerdi.diye buyuruyor. Bundan da anlaşılıyor ki insan herşeyden üstündür. İblis, Adem (as)a secde etmediği için lânet tokunu giydi. Yani insana verdiği selahiyet, insana itaatsizlik etmek ne ka­dar mühimmiş. Şimdi bir âlime fazla hürmet olursa onu çok ayıp­lıyorlar. İblîsin daha evvel yetmiş bin senelik ibadeti vardı. Hepsi boşa gidip cehennemlik oldu. Ey insanoğlu iyi düşün Benim de bu kadar okumuşluğum, bilgim, ilmim var diye sakın Allah (cc)tan korkuyu atma. Allah (cc)ın gadâbına uğramamayı düşün, tevbe is­tiğfara devam et. Her insanın havf ile reca arasında olması lazım. Havf, Allah (cc)den korkmaktır. Reca, Allah (cc)ye yalvarmaktır.

(Ramuz’ul Ehadis Hâdîs-i Şerif,  No: 4558)

Manâsı: Bir mümin kalbinde reca (umut)ve havf-u (korkuyu)bir arada bulundurursa, mutlaka Allah (cc) ona umduğunu verir. Korktuğundan da emin kılar.

 

Bu Yazıya Emoji ile Tepki Ver

0
0
0
0
0
0
0
0
0

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir Cevap Yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.