Peygamber Olmadan Önce Hz Muhammed S.a.v’in Hayatı

Peygamber Olmadan Önce Hz Muhammed S.a.v’in Hayatı

İslam’ın tarihi, “oku” ( ıkra) emri ile başlayan Kur’an’ ı Kerim’in Hz. Muhammed (sav)’e nazil olu şu ve O’nun Allah’ın Elçisi seçilmesiyle başlar. Bu bakımdan öncelikle İslam Peygamberinin hayatından söz ederek İslam tarihini incelemek icap eder.

Hz. Muhammed (sav)’in Soyu

İslam Peygamberi Hz. Muhammed (sav), İbrahim Peygamber (as)’in soyundandır . Soy kütüğü, Adnan Oğullarından Kureyş Kabilesi yoluyla İsmail (as)’e dayanır. Tevrat, Hz. İbrahim’i, Babil Kral ı Hamurabi ile çağdaş sayar. İbrahim Peygamber’in oğlu İsmail’e dua edip, duasının kabul edilerek İsmail evladından büyük bir millet ortaya çıkacağını, Hz. Muhammed’in de İsmail evladından olduğunu belirtir. Mesela Tevrat’ ın Tekvin (Yaratılış ) kitabı bölümünde şöyle denilir: “Çocuğu olmayan İbrahim, yaşlanınca artık çocuk sahibi olamayacağı duygusuna kapıldı ve üzüldü. O, bu sırada 85, karısı Sara da 76 yaşında idi. İbrahim, böyle bir durumda çadırında düşünürken Allah ona ş öyle seslendi: ” Şimdi göklere bak ve sayabilirsen gökteki yıldızları say”. İbrahim gözlerini yıldızlara çevirince ilahi bir sesin kendisine “Senin soyun da aynı şekilde çoğalacak” dedi

“Yaşlı durumda olan Sara, kocasına Hacer adındaki Mısırlı cariyeyi karısı olarak verdi, fakat çok geç eden Hacer’le arasında geçimsizlik çıktı. Hacer, Sara’nın kızgınlığından kaçtı ve üzüntü içinde Allah’a yalvardı. Allah duasını kabul etti ve ona “Senin soyunu o kadar çoğaltacağım ki onu saymak mümkün olmayacak” dedi. Bu mesajı getiren melek daha sonra şunları söyledi: ” İşte, bir çocuğun olacak, bir erkek çocuğu dünyaya getireceksin ve adını İsmail koyacaksın, çünkü Allah senin kederini işitti”.

Çocuk doğunca İbrahim ona “Tanrı işitir” anlamında “Ismail” adını verdi. İsmail 13, İbrahim 100 ve Sara’da 90 yaşına geldiğinde Allah, İbrahim’e tekrar seslendi ve Sara’nın bir erkek çocuğu dünyaya getireceğini, adını “İshak” koymasını söyledi.

Haliyle koruyan Kureyş soy kütüğünü ismail’in Kaydar-Kayzar evladından Adnan’a varıncaya dek isim isim, Adnan ile İsmail arasını ise bat ı nlar halinde tespit etmişlerdir (2). Bu tespite göre Adnan’dan İsmail’e kadar 40 batın geçmiştir ve adları şöyledir: Adnan, Uded, Umeyye, Şacib, Nebit, Selebe, Anter, Sure şe, Mahlen, Avvam, Muhtemel, Raime, Ukban, Allah, Şemdud, Razib, Ayfer, İbrahim, İsmail, Zerrin, A’vec, Mutam, Tiham, Kasver, Atud, Daada, Mandud, Raid, Bedvan, Emane, Devs, Hasin, Mizal, Umeyr, Mah şer, Mazer, Sayfi, Nebat, Kayzer, Ismail, İbrahim. Adnan’dan sonra oğlu Maad kabile reisi olmuştur. Ondan itibaren Hz. Muhammed (sas)’e varıncaya kadar soy kütüğü şöyledir: Adnan, Nizar, Mudar, İlyas, Müdrike, Hüzeyme, Kinâne, Nadr, Malik, Fihr (Kureyş ), Galib, Lüey, Ka’b, Murre, Kilâb, Kusay, Abdümenaf, Ha şim, Ş eybe (Abdulmuttalib), Abdullah ve Muhammed (sas). Fihr, Hz. Muhammed’in onuncu dedesidir. Kendisine Kureyş denildi ği için neslinden gelenler “Kureyş ” diye anıldılar (3).

Böylece Muhammed (sas)’in soyu sağlam bir soy kütüğüyle Adnan’a, ondan da İsmail ve İbrahim Peygamberlere kadar ulaşır. Kureyş Kabilesi zamanla çoğalarak kendi içerisinde on iki kola ayrıldı . Hz. Muhammed (sas)’in soyu olan Abd Menaf oğulları , Ebu Bekr (ra)’in soyu olan Temim Oğulları , Ömer (ra)’in soyu olan Adiy oğulları , Hatice (ra)’nin soyu olan Esed oğulları , Hz. Amine’nin soyu olan Zühre oğulları , Halid b. Velid (ra)’in soyu olan Mahzum oğulları , Amr b. el-As (ra)’ ın soyu olan Sehm oğulları , Abdu’d-Dar oğulları, Âmir oğulları , Haris oğulları , Cameh oğulları ve Muhârib oğulları (4). Bunlardan Abd Menaf oğulları , dolayısıyla Haşim ailesi en seçkin kol oldu. Haşim’in babası ve Muhammed (sas)’in üçüncü dedesi olan Abd Menaf’ ın dört oğlu oldu: Haşim, Nevfel, Muttalib ve Abd Şems.

Abd. Menaf: Kusay’ ın oğlu Abd Menaf bir bakıma Mekke şehir devletinin dış işleriyle görevli bakanı ya da elçisi idi (5). Mekke’nin İran ve Bizans gibi komşu devletlerle olan siyasi, iktisâdi ve ticari işlerini düzenleyen ve geliştiren Abd Menaf oldu. Bir yandan yabancı sermayenin Mekke’ye girmesini, diğer yandan da yerli malları n dış piyasaya açılmasını sağlayarak Mekke’nin ticaret hayatını canlandırdı ve geliştirdi.

Bu Yazıya Emoji ile Tepki Ver

0
0
0
0
0
0
0
0
0

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir!

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir Cevap Yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.