Mekkenin Fethi ve Sonuçları

Mekkenin Fethi ve Sonuçları

Mekkenin Fethi ve Sonuçları, Hudeybiye’den Medine’ye dönülürken, Mekke’de zulüm gören Müslümanlardan Ebû Buseyr adındaki kişi hapisten kaçarak Müslümanlara yetişti. Ancak, arkalarından karargaha gelen Mekke’liler olanları anlattı ve Hz. Peygamber’den onu iade etmesini istediler. Hz. Muhammed, Hudeybiye antlaşması gereğince, isteği kabul etti ve onu onlara teslim etti. Fakat, Ebû Buseyr dönüş sırasında onlardan birinin kılıcını kaptı ve başını kesti, öteki Mekke’li muhafız da Hz. Muhammed’in yanına kaçtı . İslam ordugahına geri dönen Ebû Buseyr ise, mülteci muamelesi gördü. Daha sonra Mekkeli muhafız ülkesine döndü ve başından geçenleri anlattı .

Bu arada, İslam ordugahından ayrılarak Bedr yakınındaki “el-lss” ormanına çekilen Ebû Buseyr, yanına gelen öteki mazlum Mekke’li Müslümanlarla birlikte, bölgeden geçen Kureyş kervanlarını vurdu ve Mekke’de büyük tedirginlik yarattı . Böylece bir çeşit “Müslüman Bağımsız Komando Birliği” kuran Ebû Buseyr ve arkadaşları , Mekkelileri Hudeybiye antlaşmasında yer alan mültecilerin iadesi maddesini antlaşma metninden çıkarmaya zorladılar. Ve mültecilerin iadesi maddesinin antlaşmadan çıkarılmasını istemek üzere gelen Mekke’li heyetin istekleri kabul edildi, artık isteyen Mekke’li müslüman Medine’ye sığınabilecekti.

Nihayet İslâm Devleti ile Bizans arasındaki ilişkilerin müslüman elçinin öldürülmesi sebebiyle kötüleştiği sırada, Mekkeliler Hudeybiye antlaşmasını bozdular. Aradan iki y ıl geçmeden Kureyş tarafından bozulan Hudeybiye antlaşması , 20 yıldan bu yana devam eden İslâm müşrik savaşına son verdiği gibi Tevhid inancının kalesi olan Mekke’nin de Müslümanlarca fethedilmesine yol açtı.

Hudeybiye antlaşmasında yer alan bir maddeye göre, Arap kabilelerinden isteyen her kabile Kureyş ‘le veya Müslümanlarla ittifak yapabilecekti. Bu madde gereğince, Benû Bekr Kureyş ‘in Huzaa kabilesi de Müslümanların tarafına geçti. Huzaa kabileleri arasında düşmanlık vardı . Huzaa kabilesine mensup birisi, bir gün, Benû Bekr’li birinin Hz. Peygamber’e hakaret etmesine dayanamadı ve onunla dövüşerek yaraladı . Bunun üzerine, Benâ Bekr oymağı , kabile başkan ı Nevfel’in karara üzerine Huzaa kabilesine savaş açtı . Hicretin 8. yılında iki kabile arasında şiddetli çatışmalar oldu, çok sayıda Huzaalı öldürüldü. Huzaa kabilesi Hz. Peygamber’e müracaat ederek yardım istediler. Hz. Peygamber, himayesine  sığınan Huzaalıları koruyacağına dair açık vaadde bulundu. Çünkü bu olay, Kureyş ‘in Hudeybi ye antlaşmasını fiili olarak bozduğunu gösteriyordu. İslam Peygamberi’nin müttefik kabile Huzaa’ya yardım vaadi Mekke’lileri tedirgin etti. Mekke reisi Ebû Süfyan Hudeybiye antlaşmasını yenilemek üzere Medineye geldi ise de olumlu bir sonuç alamadı ve hiç kimseden ilgi görmedi.

Öte yandan, Huzaa kabilesine yardım vaadinde bulunan Hz. Muhammed, ayrıca Mekke’ye bir elçi gönderdi ve Kureyş ‘e üç teklifte bulundu:

a) Öldürülen Huzaalıların bedellerinin ödenmesi;

b) Benu Bekr’in himayesinden vazgeçilmesi;

e) İlk iki teklifin kabul edilmemesi durumunda Hudeybiye antlaşmasının bozulmuş sayılması . Bunlardan üçüncüsünü kabul ettiklerini duyuran Kureyş, yeni bir antlaşma yapma girişimlerinde bulunmuşlarsa da başarılı olamamışlardır.

Ebû Süfyan’ ın eli boş olarak Mekke’ye dönmesinden hemen sonra sahabileriyle istişare yapan Hz. Peygamber (sas) tam bir gizlilik içerisinde savaş hazırlıklarına başladı . İstikametini bildirmeksizin Müslümanlara savaşa hazırlanmalarını emretti. Eslem, Gifar ve öteki müttefik kabilelere de Medine’ye gelmeksizin bu sefer için hazırlanmalarını bildirdi. Hatib b. Ebî Belta adlı müslüman, bazı sebeplerle, savaş hazırlıklarını bir mektupla Kureyş ‘e bildirmek istemişse de muvaffak olamamıştır.

Hz. Muhammed kumandasındaki müslüman ordu, hazırlıkların bitmesi üzerine, 10 Ramazan 630’da, 10 bin kişilik bir kuvvet halinde Medine’den yola çıktı . Oruçlu olarak Medine’den ayrılan müslümanlar yolda oruçlarını bozdular, iftar ettiler. Mekke yolunda, son muhacir olarak Medine’ye gelmekte olan Hz. Abbas’a rastlandı . Mekke yolu Huzaalılar tarafından tutulduğu için Mekkeliler bu hareketten haberdar olamadılar. Ordu Mekke’ye 16 km. uzaklıktaki “Merru’z-zahran” vadisinde konakladı ve karargah kurdu. Hz. Peygamber’in emri ile, Kureyş ‘i ihtar etmek amacıyla, on bin ateş yakıldı .

Bu durum karşısında büsbütün şaşıran Kureyş, Ebû Süfyan yönetiminde küçük bir keşif kuvveti çıkarmışsa da hemen yakalanmışlar ve Hz. Peygamber’in huzuruna götürülmüşlerdir. Bir gün süreyle İslam ordugahında tutulan Ebu Süfyan ve adamları , Müslüman ordunun Mekke’ye girişinden önce salı verildiler ve Mekke’ye gönderildiler. Müslüman ordunun Mekke’yi Fetih hareketini duyurdular. Hz. Abbas’ın aracı lığı ile affolunan ELA Süfyan, Hz. Peygamber’in eşine rastlanmayan bir ordu ile Mekke kapısında olduğunu, Ka’be’ye veya Ebû Süfyan’ ın evine sığınanların veyahut silahlarını bırakarak evine girenlerin emniyette olduğunu duyuruyordu. Bunları Ebû Süfyan’ ın ağzından duyan Kureyş büsbütün şaşırmıştı , ama yapacak bir şeyi de yoktu; herkes silahlarını bırakarak evlerine girdiler, Ka’be’ye veya Ebû Süfyan’ ın evine sığındılar.

Bu arada İslam ordusu, Allah’a hamd ederek çeşitli yollardan Mekke’ye giriyorlardı . İslam Peygamberi takva üzere, Allah’ ın yardımı ile Mekke’ye girdi, doğruca Ka’be’ye gitti, Tevhid akidesinin beşiği, Allah’ın beyti ve müslümanların kıblesi olan bu kutlu yeri putlardan temizledi. Büyük bir direniş ve kanlı olay olmadan Mekke fethi gerçekleşti. Hz. Peygamber, Ka’be’nin avlusunda toplanan tedirgin Mekkelilere hitabetti; hepsini affetti ğ ini duyurdu. Hz. Hilal Beytullah’ta ezan okudu, müslümanlar topluca Ka’be’de ibadet ettiler. Mekke fethinden birkaç gün sonra 2 bine yakın Mekke’li iradeleriyle İslâm’ı kabul ettiler ve Huneyn’e doğru giden Müslüman orduya katıldılar.

Hz. Peygamber (sas) Mekke’ye girişinde, savaş suçlular ı olan on kişinin bulunduğu yerde öldürülmesini emretti; fakat daha sonra onların yakalanıp af dilemesi üzerine rahmet Peygamberi onları affetti. Bu afdan yararlananlar arasında Hz. Ebû Bekr döneminde askeri’ alanda büyük hizmetleri görülen İkrime b. Ebî Cehl de vardı . Mekkeli puta tapıcıların önde gelenlerinden olan Saffan b. Ümeyye ise, Huneyn savaşından sonra müslüman oldu.

Cenab-ı Allah’ın vadettiği Mekke fethi Hicretin 8. yılında gerçekleşti. Halid b. Velid kuvvetine kar şı koyan küçük bir gurup dışında, herhangi bir silahlı direnişle karşılaşmadan barış yoluyla öz yurdu ve Tevhid Dininin Meşalesi Ka’be’nin bulunduğu Mekke’yi fetheden Hz. Muhammed (sas) ve yönetimindeki İslam ordusu birkaç hafta burada kaldıktan sonra Medine’ye döndü. Genel aftan yararlananların ilki ve Bilal’in Ka’be’de ezan okumasına karşı çıkanlardan biri olan Attab’ ı Mekke’de valisi bırakarak ayrılan Hz. Peygamber, fetihten iki ay sonra Hac için tekrar Mekke’ye gelecektir.

Mekke fethi sonrasında genel af ilan edildi, fakat 11 erkek ve 6 kadın istisna sayıldı ve kanları heder edildi. Bunlar Abdu’l-Uzza b. Hanzal, Huveyris b. Nukayz b. Vehb, Mikyes b. Hubâbe, Haris b. Tilâtala, İkrime b. Ebî Cehl, Abdullah b. Zeba’ri, Hubar b. Esved, Saffan b. Ümeyye,Vahşi, Ka’b b. Züheyr, Hind binti Utbe, Fertena, Keribe, Erneb, Ümmü Sa’d ve Ümmü Sâre idi.

Bu Yazıya Emoji ile Tepki Ver

0
0
0
0
0
0
0
0
0

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir Cevap Yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.