islamiyetin Yayılışı ve ilk Müslümanlar

islamiyetin Yayılışı ve ilk Müslümanlar

islamiyetin Yayılışı ve ilk Müslümanlar, İnsan soyunu yaratanın ve ona bilmediklerini öğretenin, O’nun adıyla Hz. Muhammed (sas)’i “oku”maya çağıran Alak süresinin ilk ayetlerinin, M.S. 610 yılında, Ramazan ayanın 27. gecesinde Hira’da naili olmaya başlamasıyla birlikte islamiyetin Yayılışı başladı . Ancak Halit vahyin gelişinde, bu ilk gelişten sonra, üç yıla yakın bir süre dondurma oldu, Hz. Muhammed bu süre içinde Allah’tan vahiy alamadı . Hz. Peygamber (sas)’den “insanları dine çağırmasını isteyen Müddesir süresinin M.S. 613 yılına doğru nazil olması , ilahî vahyin gelişinde ikinci aşamayı oluşturdu; Hz. Muhammed (sas) risâletle görevlendiriliyor, insanları dine davet etmekle vazifelendiriliyordu. Böylece, o, insanları inançsızlıktan, çok tanrıclıktan, put peresetlikten ve materyalistlikten uzaklaşmaya, bir tek olan Allah’a ve kendisinin de O’nun elçisi olduğuna inanmaya davet etti. Hira mağarasında ve başka yerlerde uzun süreden beri bir bekleyiş içinde bulunan Hz. Muhammed (sas), elçilik döneminin başlamasıyla birlikte, beklediğine kavuştu.

Bir defasında, inzivasından çıkıp evinin yolunu tuttuğu bir sırada,gaibten bir ses i ş itti, birisi kendisini çağırıyordu. Sağına soluna, önüne arkasına bakındı bir şey göremedi, başını yukarıya çevirdi ğ inde Hira mağrasında gördüğü Melek’le karşılaştı . Cebraili gördü. Bu ani görüş , tıpkı Hira mağrasında olduğu gibi, onu korkuttu ve heyecanlandırdı . Bu durumda, hızla evine döndü, doğruca yatağına girdi ve eş i Hatice’ye üstünü örtmesini söyledi. Ancak, o azametli misafir Hz. Muhammed (sas)’in evine kadar geldi, ondan yatağından kalkmasını ve artık Rabbı adına davette bulunmasını istedi. Ona Allah’ın şu buyruğunu duyurdu: “Ey örtüye bürünen adam! kalk da uyar. Rabbını yücelt. Giydiklerini temiz tut. Azaba götürecek şeylerden sakın. Yaptığın iyiliği çok görerek başa kalkma, Rabbının rızası için sabret.

İşte bu ayetler, Hz. Muhammed (sas)in İslam çağrısıyla görevli kılan ilk ayetlerdir. Artık, bu ayetlerle, kapalı olan şey açıklığa kavuşmuş , Hz. Muhammed (sas)’de büyük yükü taşımak için ayağa kalkmıştır.

Bu şekilde başlayan peygamberlik ve resüllük devri insanlık için yepyeni bir çağ açtı , önceki karanlık çağları da tarihin derinliklerine gömdü. Bu yeni çağ , ” İslam Çağı ‘dır. İnsana insanlığın’, insan olarak yapması gereken işleri öğretiyor, onu yeniden öz benliğine kavuşturuyordu; insanın, kendi varlığı , Allah önünde ve insanlar yayındaki yerini belirliyordu.

İslam Çağrısı üç merhalede gerçekleşmiştir: ferdi çağrı , yakınları çağrı , bütün insanları çağrı .

İlk Müslümanlar

Bunlardan ferdi çağrı ilk merhaledir; Hz. Muhammed (sas), aile fertlerinden başlayarak, yakınlarını gizlice islam’a çağırmıştır. Onun çağrısının ilkeleri, Müddessir süresinin 1-7. ayetlerinde yer alan hususlardı ; yani Allah’a inanmak ve putlara tapmamaktı . Ancak o, bu kadar önemli ve bir o kadar da gizli olan çağrısını ilk kez kime açabilirdi? Her zaman yanında bulunan, kendisine hiçbir yardımını esirgemeyen sevgili hanımı Hatice’ye açmayı uygun buldu.

Hatice, Allah resûlünün çağrısını kabul etti ve ilk Müslüman olma şerefine erişti. Daha sonra onun terbiyesinde yeti şen yeğeni Ali, manevi çocuğu ve yakın dostu Zeyd b. Harise ve yakın arkadaşı Ebu Bekr islam’ı kabul ettiler. Hz. Ebu Bekr’in Müslüman olmasıyla birlikte İslam çağrısı canlılık kazandı ; Mekke aristokratlarından Osman b. Affan, Zübeyr b. el-Avvam, Sa’d b. Eb1′ Vakkas, Abdurrahman b. Avf, Talha b. Übeydullah ve Ebû Ubeyde b. el-Cerrah gibi kişiler İslâm’ı din olarak seçtiler, ilk müslümanlar topluluğuna katıldılar. Ayrıca, fakirlerden ve kölelerden olu şan bir grup insan da yeni Din’i kabul ettiler.

İlk Müslümanların sayıları , sosyal ve ekonomik durumları ve müslüman oluşlarında ki öncelik konularında farklı görüşler mevcuttur. Mesela, Hz. Hatice, Hz. Ebû Bekr, Hz. Ali ve Zeyd’in müslüman oluşlarından sonra Hz. Ebû Bekr’in aracılığı ile İslâm’ ı kabul eden önemli bir aristokrat grubunun varlığından şüphe eden Watt, tamamına yakını sağlığında cennetle müjdelenmiş (aşare-i mübeşşere) olan ve Hz. Ömer tarafından, kendi yerine geçecek halifenin seçimini gerçekleştirmek için teşkil edilen “Sûra”da yer alan bu beş kişinin siyasi sebeplerle böyle gösterildiğini ve küçük bir topluluk halinde Hz. Muhammed (sas)’e gelmelerinin inanılır birşey olmadığını söyler. Watt’ ın bu değerlendirmesini- şimdilik-kaydıyla ihtiyatla karşılıyoruz.

Ancak, ne gariptir ki, bir kısım yazarlar ilk müslümanların önemli bir bölümünün zayıf ve fakirlerden oluştuğunu söylerlerken, M. Rodinson gibi bir kısım müsteşrikler de ilk müslümanlar arasında, Osman b. Maz’un gibi, Hz. Muhammed (sas)’e muhalif bir topluluk vardı ve Habeşistan’a hicret edenler işte bu karşı görüşlü kişilerdi, derler.

Şimdi, burada, bu ilk. Müslümanlar hakkında birkaç kelime ile öz bilgi vermeyi uygun buluyoruz:

 

 

Bu Yazıya Emoji ile Tepki Ver

0
0
0
0
0
0
0
0
0

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir Cevap Yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.