Hz. Ömer Halifelik Dönemi

Hz. Ömer Halifelik Dönemi

Hz. Ömer devrinin en belirgin özelliği “fetihler hareketidir”. Sasani ve Bizans imparatorluklarına karşı askeri ve siyasi zaferler kazanılması , Suriye, Irak ve İran’ın bütünüyle İslam ülkelerine katılması ve neticede İslam devletinin “imparatorluk” haline gelmesi, Filistin, el-Cezire ve Mısır gibi ülkelerin fethedilen beldelere katılarak yakın bölgedeki iki büyük imparatorluğun Sa’sani-Bizans, varlığına son verilmesi Hz. Ömer devrinde mümkün olabildi. Ancak, Hz. Ömer, halife olur olmaz Halid b. Velid’i baş kumandanlıktan azletti ve yerine Ebu Übeyde’yi tayin etti. Hz. Ebü Bekr’in başlattığı Irak ve İran’ın fethi harekatın( hızlandırdı ; halkı Irak savaşı na katılmaya çağırdı . Bu sırada İranlılar, Müslümanların aldıkları yerleri geri almak için büyük bir harekat başlattılar.

İran orduları başkumandanı Rüstem büyük bir ordu hazırlattı . 150 bin kişiyi aşan bu büyük ordunun kumandanlığına Hürmüz’ün oğlu Merdan Şah tayin edildi. Ordu başkentten hareket ettiğinde Merdan şah’ın başında “Drefşigaviyani” bayrağı dalgalanıyordu. O zaman Küfe valisi olan Ammar b. Yâsir düş ‘nam bu harekatını ivedilikle Medine’ye bildirdi. Hz. Ömer, Medine’de, Mescid’de durumu ashab ile müzakere etti ve yapılacak işler konusunda görüşlerini el-Yeman gibi sahabeleri verdi. Nu’man Kufe’den ordusuyla hareket etti.

Hicret

Nu’man b. Makrun’u kumandan seçti; yanına Muğire b. Şu’be, Huzeyfe b. kuvvette karşılaşmadan Isfahan’a kadar ilerledi. Muğire b. Şu’be, Merdan Şah ile barış antlaşması yaptıysa da sonuç alamadı . Sonunda savaşa karar verildi. Nu’man, kumandanlarını toplayarak savaşın durumunu gözden geçirdi. Düşman saldırınca Nu’man orduyu geri çekti, düşman kuvveti kendi içlerine iyece çektikten sonra hücuma geçti. Büyük bir zafer kazanıldı , fakat Nu’man Şehid oldu. Yerine geçen Huzeyfe düşmanı Hemedan’a kadar takip etti. Ele geçirilen önemli miktardaki mücevher ve ganimeti Medine’ye gönderdi. Bu zafere “fethu’l-feth” denildi. Hicretin 14. yılının önemli olaylarından biri de Sa’d b. Ebî Vakkas’m kan orduları başkumandanlığına tayini ve Kadisiye savaşıdır. Sa’d, başkumandan olup Seyraf mevkine geldiğinde, Müsenna köprü olayında Şehid düşmüştü.

Ordunun Düzene Girmesi

Seyraf’a ulaşan Sa’d (ra), orduyu savaş düzenine soktu, Küfe’ye 30 km. mesafedeki Kadisiye’de ordugahını kurdu ve kan ordusunun gelişini bekledi. Bu sırada İran’ın başında Yezd-i Cerd bulunuyordu. 120 bin kişilik bir ordu hazırlayıp Rüstem’in kumandasında Müslümanlar üzerine gönderdi. Yezd-i Cerd, halife Hz. Ömer’in barış elçilerini nezaketsizce karşılayıp geri çevirmişti. Ka’ka kuvvetlerinin katılmasıyla İslam ordusunun toplam sayısı 45 bin kadar oldu. Sa’d, savaştan önce Rebi’ b. Âmir’i, isteği üzerine görüşmelerde bulunması için Rüstem’e elçi gönderdi.

Müslümanların Kayıp Vermesi

Rebi’, silahlı ve atlı olarak Rüstem’in muhteşem çadırına girdi. Onları islâm’a davet etti. Kendilerine düşünüp karar verebilmeleri için 3 günlük süre tanıdı ve döndü. Rüstem’in isteği üzerine bir gün sonra da Muğire b. Şu’be elçi gönderildi. Nihayet süre tamamlandı ve H. 15/M. 636’da savaş başladı . Vücudunda çıban çıkan Sa’d, hasta yatağından orduyu idare etti. kan ordusundaki filler Müslümanlara büyük kayıplar verdirdiler. Ka’ka b. Amr et-Temimi kumandasındaki 10 bin kişilik yardımcı kuvvet imdada yetişti. Birçok defa mübarezeye çıkan Ka’ka her defasında bir İran bahadırını yere serdi. Savaş durmadan dört gün devam etti. Müslümanlar sonunda büyük bir saldırıda bulundular ve İranlı kumandan Rustem’in çadırına kadar vardılar.

Hilal b. Alkame Rustem’i öldürdü, İran ordusu da on binlerce zayiat verdi. Müslümanlar önemli miktarda ganimet elde ettiler, ki bunlar arasında İran’ ın en büyük ve en ünlü sancağı Drefşigavyani de vardı (21). Zaferden sonra, ağırlıkları ve kadınları bir miktar askerle Kadisiye’de bırakan Sa’d b. Ebi Vakkas Babil’e hareket etti. Kadisiye sava ş meydanından kaçan askerler ve kumandanlar burada toplanmışlardı . Yapılan savaşta, Firuzan, Hürmüzarı , Fahirân ve Mihricân gibi ünlü kumandanları olmasına rağmen İran’dan. mağlup oldular. Bir kısmı Ehraz’a bir kısmı da Nihavend’e kaçtılar. Bir süre Babil’de kalan Sa’d ise, Medain’i fethetmek üzere İran’a doğru ilerledi. Celula ve Kadisiye yenilgileri Medâin’in ele geçmesini kolaylaştırdı .

 

Medâin’in fethi

Medâin’in fethinden kısa süre sonra el- Cezire ele geçirildi. el-Cezire’nin fethiyle birlikte Irak’lı Araplarla Suriyeli Araplar birleştiler. İran meselesi ve Sasanner hanedanlığı Nih’avend savaşı ile son buldu. Hürmüzan’ın Celula’da esir edildiğini, Huzistan’ın müslümanların eline geçtiğini öğrenen İran Kisrası Yezdi Cerd çok üzüldü ve büyük bir ordu hazırlattı . Bu karşılık Hz. Ömer, Nu’man b. Makrun kumandasında bir ordu gönderdi. Nu’man’ ın ordusu Merdan şah ordusu ile kanlı bir savaş yaptı , Ka’ka’da bu savaşta büyük kahramanlıklar gösterdi; Nu’man sonunda Şehid düştü, düşman ordusu da tarumar oldu. Fethu’l-Futuh” denilen bu savaş ta, daha sonra Hz. Ömer’i Şehid edecek olan Ebu Lu’lu, (Finli) da esir edilmiştir.

Horasan’ın Fethi

Savaş Hicri 21/M. 642’de vuku’ buldu. Ahnef b. Kays kumandasındaki İslam ordusu iranlıları mağlup ederek ilerledi ve Horasanı fethetti. Suriye içlerindeki fetih hareketlerine de devam edildi. Filistin havalisinin fethi Amr b. As’a verilmişti. Gerektiğinde Ebu Ubeyde’nin yardımına koşan Amr, tehlike atlatılınca kendi mıntıkasına dönüyordu: Önce Kudüs civarına ele geçiren Amr, daha sonra Kudüs’ü kuşattı. Bir yıl süreyle şehri savunan Hiristiyanlar, sonunda Kudüs’ü büyük bir törenle adil hükümdar Hz. Ömer’e teslim ettiler. Hz. Ömer’in Kudüs’e girişi tarihte altın harflerle yazılan bir olay oldu.

Kudüs Milâcri 638’de İslam ülkesine katıldı . Miladi 639 yılında Irak, Suriye ve Mısır’da veba (taun) hastalığı ortaya çıktı ve Hz. Ömer ordu kumandanlarına haber göndererek hastalıktan korunmalarını istedi. Ünlü sahabe ve kumandan Ebu Übeyde bu hastalığa yakalanarak vefat etti. Yerine geçen Muaz da çok geçmeden vebanın tesiriyle ölünce, Suriye ordularının kumandanlığına Amr b. As getirildi. Amr orduyu çeşitli yönlerde dağıtarak aralarında vebanın yayılmasını engelledi. Her şeye rağmen Mezopotamya’nın fethi Hz. Ömer zamanında tamamlandı .

Mısır’ın Fethi

Sıra Mısır’ ın fethine geldi (22). Hz. Ömer, Amr b. As’ ı Mısır’ ın fethiyle görevlendirdi. 4 bin süvari ile hareket eden Amr, Mı sır diyarına girdi ve Ferema’da savaşa başladı . Amr, Mısır’daki kıptılerle rumlar arasındaki ihtilafı iyi değerlendirdi. Bu bakımdan Ferema’yı kolaylıkla fethetti; sonra Bilbis’i aldı ve Yuna kalesini kuşattı . Hz. Ömer, Mikdat b. Esved ve Übade b. Simit kumandasında 12 bin kişilik bir yardımcı birlik gönderdi.

İslam ordusunun şiddetli saldırıları ve hızla ilerleyişi karşısında, Mukavkıs, Amr ile görüşüp sulh yapmak istedi. Görüşmeler sonunda, yıllık olarak belli bir miktar cizye vermek karşılığında anlaşma sağ landı . Daha sonra Amr’ın Mukavkıs ile imzaladığı bu anlaşma ile, rumlardan antlaşma şartlarını kabul edenlerin Mısır’da kalması , kabul etmeyenlerin de çekip gitmesi kararlaştırıldı . Halk antlaşmayı onayladı . Ancak, Rum Kayseri Hırakl, Mısır Mukavkıs’ının antlaşma yapmasına karşı çıktı . İskenderiye’ye gitmek üzere büyük bir ordu hazırlamaya başladı . İslam ordusu İskenderiye’yi kuşattı . Üç ay kadar süren kuşatmadan sonra iskenderiye fetholundu ve pek çok ganimet alındı . Böylece Mısır bütünü ile İslam ülkesine katıldı .

 

Bu Yazıya Emoji ile Tepki Ver

0
0
0
0
0
0
0
0
0

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir!

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir Cevap Yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.